Erdoğan: Sosyal medyaya düzenleme şart

0
5

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Yalanın, iftiranın, kişilik haklarına saldırının, itibar suikastlerinin alıp başını gittiği bu mecraların bir düzene sokulması şarttır. Bu millete, ülkeye bu tür mecralar yakışmıyor. Bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol edilmesini istiyoruz. Hukuki düzenleme tamamlandığında erişim engeli ile adli ve mali yaptırımlar dahil her türlü yöntemi devreye sokacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans yöntemiyle düzenlenen 138. AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda katılımcılara hitap etti. Bugün AK Parti Genel Merkezi’ndekilerle bir arada olmak istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat toplantının hemen ardından Astana Süreci ile ilgili olarak Rusya-İran-Türkiye üçlüsü olarak bir araya geliyoruz. Astana Süreci’ni devam ettirecek bu görüşmemizi de aynı şekilde, özellikle İdlib’de, Suriye’de ve bölgedeki gelişmeleri etraflıca ele alacağımız bir görüşmeyi bugün yapacağız. Üçlü lider olarak bu toplantıyı yapmak durumundayız” diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye’nin Corona virüs salgını dönemini başarıyla geçiren bir ülke olduğunu ve dünyada takdirle izlendiğini vurgulayarak, temizlik, maske ve mesafe kurallarına daha sıkı riayet edilmesiyle başarıları taçlandıracaklarını ifade etti. Ortadaki bu açık başarıya rağmen Avrupa başta olmak üzere kimi ülkelerin Türkiye’ye yönelik kısıtlayıcı politikalar izlemesinin sağlık değil siyasi sebepli olduğunu dile getiren Erdoğan, “Bugüne kadar ülkemizin önüne çıkarılmış her engeli nasıl adım adım aştıysak bunların da üstesinden geleceğiz” ifadesini kullandı.

Normalleşme takvimiyle salgın sürecinde ara verilen tüm ticari faaliyetlerin kademeli olarak başladığını anımsatan Erdoğan, üretim ve istihdamı desteklemek için devletin imkanlarını sonuna kadar kullandıklarını söyledi.

Her ne kadar içeride ve dışarıda birileri kötümserlik havası estirse de Türkiye’ye güvendiklerine ve hedeflere ulaşacaklarına inandıklarına dikkati çeken Erdoğan, “Haziran ayıyla ilgili ilk veriler bu doğrultuda ümit verici gelişmelere işaret ediyor. Temmuz ayıyla birlikte çok daha büyük bir sıçrama içine gireceğimizden şüphe duymuyoruz. Yıl sonuna ulaştığımızda Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada kayıp olarak görülen 2020’yi inşallah bir kez daha herkesi şaşırtan bir büyüme oranıyla kapatacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanın Erdoğan, salgın döneminde dahi açılıştan açılışa koşmalarının, Türkiye’nin potansiyeli ve gücünün ifadesi olduğuna işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şu anda önümüzde yılın tamamına yayılan yoğun bir açılış takvimi var. Bu açılışların bir kısmını bizzat yerine giderek, bir kısmını telekonferansla iştirak ederek gerçekleştireceğiz. Mesela cuma günü Konya Ovası Sulaması’nın, cumartesi günü Kartal Devlet Hastanesi ile Gelir İdaresi Başkanlığı Ataşehir Hizmet Binası’nın, pazar günü yapımı tamamlanan hidroelektrik santrallerinin açılışını yapıyoruz. Polemik değil eser siyaseti, yalan değil hizmet siyaseti, iftira değil hak ve hakikat siyaseti yaparak yolumuza devam edeceğiz.”

Sınırların içinde ve dışında Türkiye’nin güvenliğini sağlamaya yönelik operasyonları salgın döneminde de kesintisiz sürdürdüklerini anlatan Erdoğan, bölücü terör örgütüne tarihinin en büyük darbesini vurduklarını bildirdi.
Şehit edilen hiçbir vatandaşın ve güvenlik görevlisinin kanını yerde bırakmadıklarını belirten Erdoğan, “Irak sınırlarımızda ülkemize yönelik saldırılar için neredeyse 40 yıldır üs olarak kullanılan bölgeleri birer birer teröristlerden temizliyoruz. Aynı şekilde Suriye’de terör örgütünü adım adım takip ediyor, kimin ardında saklanırlarsa saklansınlar gerektiğinde kafalarını eziyoruz. Hiçbir bölgesel hesabın ülkemizin güvenlik önceliklerinin önüne geçemeyeceğini muhataplarımıza her fırsatta söylüyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:
”Türkiye salgın dönemini başarıyla geçiren bir ülke olarak dünyada takdirler izlenmektedir. Temizlik maske mesafe kurallarına daha sıkı riayet ederek başarımızı taçlandıracağız. Ortada bu açık başarıya rağmen Avrupa başta olmak üzere kimi ülkelerin Türkiye’ye yönelik kısıtlama politikaları izlemesi sağlık değil siyasi sebeplerdir.

Aile olarak birkaç gündür can acıtıcı mesele ile karşı karşıyayız. Önceki gece 8. torunum dünyaya geldi. Berat Bey evladının doğumunun sevinci paylaştı bu mesajın altında on binlerce kişi tebriklerini ifade eden yorumlar yazdı sayıca az da olsa insanlıktan dahi nasibini almamış bazı alçaklar hakaretlerle bu güzel iklimi kirletmeye çalıştı. Yargı ve emniyet teşkilatlarımız harekete geçip bu haysiyetsizlerin kimliklerini tespit etmeye ve işlem yapmaya başladı. Bu alçakların peşini bırakmayacağız. Hukuk önünde her birinden işledikleri suçun hesabını soracağız. Bunlar ahlak sahibi değil. Bir bebek üzerinden ailesine ve onların temsil ettiğini düşündükleri değerlere saldıran bu alçakların peşini bırakmayacağız.

Niçin YouTube, Twitter, Netflix gibi sosyal medyalara karşı olduğumuzun ne demek olduğunu anlıyor musunuz? Bu ahlaksızlıkları ortadan kaldırabilmek için. Sosyal medya düzene sokulmalı. Bu mecraların kontrol edilmesini istiyoruz. Türkiye bir muz cumhuriyet değildir. Bu konudaki teklifimizi parlamentoya getireceğiz. Hukuki düzenleme tamamlandığında erişim engeli ile adli ve mali yaptırımlar dahil her türlü yöntemi devreye sokacağız. Üzerinde durmamız gereken asıl konu medya ve özellikle sosyal medya mecralarının nasıl olup da böyle bir kokuşmuşluğun aracı haline dönüştükleridir. Yalanın iftiranın kişilik haklarına saldırının itibar suikastlerinin alıp başını gittiği bu mecraların bir düzene sokulması şarttır. Bu millete bu ülkeye bu tür mecralar yakışmıyor. Bir an önce biz bunları parlamentomuza getirip parlamentomuzdan bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını kontrol edilmesini istiyoruz. İnternet mecralarını kullananlar, suç işleme konusunda layüsel değildir. Sosyal medya mecralarını kontrol eden küresel firmalar içerikle ilgili her türlü mali sorumluluğu üstleniyorlar, Türkiye’de bundan kaçınıyorlar. Mali muhataplık tesis etmeleri için ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız. Yasama yılı bitmeden konuyu halledeceğimizi umuyorum.”